Evin içinde dolaşırken bazen gözümüze takılan ama bir türlü yerinden kıpırdatamadığımız eşyalar vardır. Kullanmadığımızı biliriz. Belki artık bize ait bile hissettirmez. Ama yine de kalır.
Peki neden?
Çünkü bazı şeyler, sadece “eşya” değildir. Onlar bir anın, bir dönemin, bir duygunun taşıyıcısıdır. Bir tişörtü atamayız çünkü onu giydiğimiz günü hatırlarız. Eski bir sehpayı değiştiremeyiz çünkü o evde yaşadığımız bir dönemi temsil eder. Bazen bir objeye değil, onun içindeki hikâyeye tutunuruz. Aslında attığımız şeyin bir eşya değil, bir parça geçmiş olmasından korkarız.
Peki bu bırakamamak mı yoksa bağ kurmak mıdır?
İnsan zihni güvenli olana tutunma eğilimindedir. Tanıdık olan, her zaman daha az risklidir. Bu yüzden geçmişe ait olan şeyler, ne kadar işlevsiz olursa olsun, bize güven hissi verir. Ama bağ kurmak ile yük taşımak arasında burada ince bir çizgi vardır.
Bazı eşyalar bizi destekler. Bazıları ise fark etmeden geçmişte tutar. Aslında neye tutunuyoruz? Çoğu zaman bir eşyayı değil, onun temsil ettiği duyguyu saklarız: Bir ilişkiyi, bir başarıyı, bir dönemin “biz” ini, kaybettiklerimizden kalan özlemi…Ve belki de en çok, bir daha o his geri gelmez korkusunu veya o kişi geri gelmeyecek diye tutunduğumuz özlem ve anıyı.
Fakat bırakmak, kaybetmek değildir. Bir şeyi hayatımızdan çıkarmak, onu yok saymak değildir.
Aksine, onun hayatımızdaki yerini kabul etmektir. Anılar zaten zihnimizde kalır. Ama her anının fiziksel bir karşılığı olmak zorunda değildir. Bazen yer açmak gerekir. Sadece evde değil, zihinde de.
Yeniye yer açmak izin bazen kendimize alan tanımalıyız. Hayatımız değiştikçe ihtiyaçlarımız da değişir. Ve bazen yeni bir şeyin gelebilmesi için, eskiden kalan bir şeyin gitmesi gerekir. Bu bir vazgeçiş değil, bir dönüşümdür. Çünkü yaşadığımız alan, sadece içinde bulunduğumuz yer değil, aynı zamanda kim olduğumuzun da bir yansımasıdır. Bu sebeple olan eşyayı dönüştürebilmek veya başka bir eşya alıp eskiyi gönderebilmek bizi özgürleştirir.


Paylaş:
Bir Ürünü Seçerken Sadece Güzel Olması Yeterli mi?
Doğru Mobilya Seçiminin İlk Adımı: Ölçü Almak